Hoş geldin, 10. yüzyıl Kurtuba'sındasın! 🌙 Endülüs Emevî halifeleri III. Abdurrahman ve oğlu II. Hakem'in zamanı. Sokaklar taş döşeli, avlularda turunç ağaçları, evlerin ortasında küçük havuzlar var. Avrupa'dan gelen bir gezgin buraya bakıp ağzı açık kalıyor.
Sen güzelliği önemseyen birisin. Bir sofranın düzeni, bir kokunun inceliği, bir şiirin ahengi senin için "teferruat" değil, hayatın kendisi. Kurtuba'da olsan muhtemelen ya bir şair ya bir mimar ya da herkesin görgü kurallarını sorduğu kişi olurdun.
Sende neler var?
- İncelik: Estetik senin ana dilin. Özensizlik seni yorar.
- Merak: Güzel olanı sevdiğin kadar yeni olanı da seversin; bir kanatla uçmayı denemek bile sana çılgınca gelmez.
- Görgü: Usul, adap, nezaket. Kurtuba'nın moda öncüsü Ziryab'ın şehrinde parlamaman imkânsız.
“Dünyanın süsü.”
Altın çağından kareler
- Kurtuba Ulu Camii: Çift renkli at nalı kemerleri orman gibi uzanan bu mabet, II. Hakem döneminde en görkemli süslemelerine kavuştu.
- II. Hakem'in kütüphanesi: Kaynaklar yüz binlerce cilt kitaptan söz eder; halife dünyanın dört bir yanına kitap avcıları gönderirdi. 📚
- Ziryab'ın sofra usulü: 9. yüzyılda Bağdat'tan gelen Ziryab, yemeğin çorbadan tatlıya sırayla servis edilmesi gibi adetleri yaygınlaştırdı.
- Bilim: Cerrahinin öncülerinden Zehrâvî buralıydı; Abbas b. Firnas ise kanatlarla uçmayı denemesiyle hâlâ anılır.
