Sen kök salmayı seven birisin. Bir işin meyvesini yıllarca beklemeye razısın; aceleye gelmez, toprağın, mevsimin ve suyun diliyle konuşursun. Evine gelen misafir aç dönmez, kapın herkese açıktır. Elinden çıkan iyilik bir ağaç gibi büyür, gölgesinde hiç tanımadığın insanlar dinlenir. 🌴
Tıpkı Ebû Talha el-Ensârî gibi: Medine'nin en çok hurmalığı olan ensarîlerdendi. En sevdiği bahçesi Bîrhâ, Mescid-i Nebevî'nin tam karşısındaydı ve Resûlullah ﷺ oraya girip suyundan içmeyi severdi. "Sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe eremezsiniz" âyeti inince Ebû Talha, en sevdiği şeyin bu bahçe olduğunu söyledi ve onu Allah yolunda bağışladı.
Sende neler var?
- Sabır: Bir hurma fidanının meyve vermesi yıllar alır; sen beklemeyi bilirsin.
- Köklülük: Yerini, insanını, toprağını sever; kolay kolay yerinden kopmazsın.
- Misafirperverlik: Sofran kalabalık, kapın açık; kimse senden eli boş dönmez.
- Emek: Ellerini kirletmekten çekinmez, işi bizzat yaparsın.
- Uzun vadeli düşünme: Bugün diktiğin ağacın gölgesinde senden sonrakilerin oturacağını bilirsin.
“Sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe asla eremezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir.”
Ebû Talha kimdir?
Asıl adı Zeyd b. Sehl olan Ebû Talha, Hazrec kabilesinin Neccâroğulları koluna mensuptur. Akabe biatlarına katılan ensardandır; Bedir'de ve diğer bütün savaşlarda bulundu. Uhud'da Resûlullah'ı ﷺ okçuluğuyla ve bedeniyle korudu. Enes b. Mâlik'in üvey babasıdır. Bir gece Resûlullah'ın ﷺ aç bir misafirini evine götürdü; evde sadece çocukların yemeği vardı. Çocukları uyuttular, kandili söndürüp misafirle birlikte yiyormuş gibi yaptılar. Haşr sûresindeki "Kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile onları kendilerine tercih ederler" âyetinin bu olay üzerine indiği rivayet edilir.
Bîrhâ'yı bağışladığında Resûlullah ﷺ ona bahçeyi akrabalarına vermesini tavsiye etti; o da öyle yaptı. Medine'nin hurmalıkları ile ilgili bir başka güzel hatıra Selmân-ı Fârisî'ye aittir: Kölelikten kurtulmak için yaptığı anlaşmada üç yüz hurma fidanı dikmesi gerekiyordu. Resûlullah ﷺ ve sahabîler fidanları birlikte taşıdılar, Resûlullah ﷺ da onları kendi eliyle dikti.
Medine'de bu iş nasıldı?
Medine bir vahaydı ve hayat hurmalığın etrafında dönerdi. Bahçeler kuyulardan, bazen de develerin çektiği kovalarla sulanır; ağaçlar ilkbaharda elle aşılanırdı. Hasattan sonra mahsulün bir kısmı zekât olarak ayrılır, salkımlar Mescid'e suffa ehli için asılırdı. Ensar, hicretle gelen muhacirlerle bahçelerinin mahsulünü bölüşmüş, onlar da bahçede çalışarak bu iyiliğe karşılık vermişti.
Dikkat etmen gereken
- Bahçeye fazla bağlanmak: Toprağına o kadar kök salabilirsin ki yeni bir yere, yeni bir işe adım atmak zor gelebilir.
- Her şeyi sabırla beklemek: Sabır güzeldir, ama bazı fırsatlar mevsimini kaçırınca bir daha gelmez.
Nereden başlayabilirsin?
Bir fidan dik ya da bir fidan dikilmesine destek ol. Resûlullah ﷺ şöyle buyurur: "Kıyamet kopuyor olsa ve birinizin elinde bir fidan bulunsa, onu dikebiliyorsa diksin." Saksıda bir hurma çekirdeği filizlendirmek bile iyi bir başlangıç olur.
Kaynaklar
- Buhârî, Sahîh, "Zekât" ve "Menâkıbü'l-ensâr" bölümleri.
- Ahmed b. Hanbel, Müsned.
- "Ebû Talha el-Ensârî", TDV İslâm Ansiklopedisi.
- "Hurma", TDV İslâm Ansiklopedisi.
