Sen bir işi beklemeyen, onu kendi eliyle başlatan birisin. Biri sana hazır bir şey uzattığında teşekkür eder ama "Bana sadece yolu göster" dersin. Fırsatı görür, insanlarla kolayca anlaşır, kazandığını da tutmaktan çok dağıtmayı seversin. ⚖️
Tıpkı Abdurrahman b. Avf gibi: Mekke'deki bütün malını bırakıp Medine'ye geldi. Kardeşi Sa'd b. Rebî' malının yarısını teklif edince "Allah malına ve ailene bereket versin, bana çarşının yolunu göster" dedi. Kısa sürede Medine'nin en zengin insanlarından biri oldu, ama servetini Allah yolunda harcamaktan hiç çekinmedi.
Sende neler var?
- Girişkenlik: Eli boş kaldığında yakınmaz, ilk adımı atarsın.
- Dürüstlük: Terazinin iki kefesine de aynı gözle bakarsın; müşterinin sana güvenmesi en büyük sermayendir.
- İnsanlarla anlaşma: Pazarlık da edersin, ortaklık da kurarsın; çarşıda herkes seni tanır.
- Cömertlik: Kazandığın mal ellerinde tutulmak için değil, hayra harcanmak için vardır.
- Bereket gözü: Başkasının görmediği fırsatı, bir kervanın ya da bir mevsimin değerini fark edersin.
“Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.”
Abdurrahman b. Avf kimdir?
Kureyş'in Zühre koluna mensup Abdurrahman b. Avf, İslam'a ilk girenlerdendir; Hz. Ebû Bekir'in davetiyle Müslüman oldu. Habeşistan'a ve Medine'ye hicret etti, Bedir başta olmak üzere bütün savaşlara katıldı. Cennetle müjdelenen on sahabîden (aşere-i mübeşşere) biridir. Hz. Ömer'in vefatından önce halifeyi seçmek için belirlediği altı kişilik şûranın da üyesiydi.
Medine'de Kaynuka çarşısında yağ ve peynir alıp satarak işe başladı, zamanla büyük kervanlar işletti. Tebük seferinin hazırlığında servetinin büyük bir kısmını getirdiği rivayet edilir. Rivayete göre bir gün yedi yüz develik kervanı Medine'ye girdiğinde yükünü olduğu gibi Allah yolunda bağışladı. Vefatında Bedir'e katılmış sahabîlere ve Resûlullah'ın ﷺ hanımlarına vasiyetle mal bıraktı.
Medine'de bu iş nasıldı?
Hicretten önce Medine'nin çarşıları büyük ölçüde Yahudi kabilelerinin elindeydi. Resûlullah ﷺ Müslümanlar için ayrı bir pazar yeri belirledi ve orada kimseden vergi alınmayacağını bildirdi. Tüccarlar yazın Şam'a, kışın Yemen'e kervan çıkarır; hurma, buğday, yağ, kumaş ve deri alıp satarlardı. Ölçü ve tartıda hileye karşı Kur'an ve sünnetin uyarıları çok açıktı.
Dikkat etmen gereken
- Malın kalbe girmesi: Abdurrahman b. Avf zenginliği yüzünden hesabının uzun süreceğinden korkar, bazen yemek önüne gelince ağlardı. Kazancını elinde tut, kalbine sokma.
- Çarşıda kaybolmak: Cuma sûresindeki uyarıyı unutma: Kervan geldi diye namazı ve sohbeti bırakmak tüccarın en büyük imtihanıdır.
Nereden başlayabilirsin?
Hz. Peygamber'in ﷺ "Doğru sözlü, güvenilir tüccar peygamberlerle, sıddıklarla ve şehitlerle beraberdir" hadisini işinin ölçüsü yap. Sonra Ticaret Ahlakı üzerine yazılmış klasik bir eseri, mesela Gazâlî'nin İhyâ'sındaki "Kazanç ve Geçim Âdâbı" bölümünü oku.
Kaynaklar
- Buhârî, Sahîh, "Büyû'" ve "Menâkıbü'l-ensâr" bölümleri.
- "Abdurrahman b. Avf", TDV İslâm Ansiklopedisi.
- "Sûk", TDV İslâm Ansiklopedisi.
