Bölümler (2 / 6)
Bölüm 2 / 6
99 isim ve anlamları
Aşağıda 99 ismin hepsi, Tirmizî’deki sırasıyla yer alıyor. Önce acele etmeden bir kez baştan sona oku; anlamlarını düşünerek okumak ezberi çok kolaylaştırır.
- 1Allahاللَّهُ
Bütün güzel sıfatları kendinde toplayan, ibadete layık tek ilahın özel ismi
- 2er-Rahmânالرَّحْمٰنُ
Bütün varlıklara sonsuz merhamet ve lütfuyla muamele eden
- 3er-Rahîmالرَّحِيمُ
Rahmeti her şeyi kuşatan, müminlere ayrıca merhamet eden
- 4el-Melikالْمَلِكُ
Bütün varlıkların gerçek sahibi ve hükümdarı
- 5el-Kuddûsالْقُدُّوسُ
Her türlü eksik ve kusurdan uzak, tertemiz olan
- 6es-Selâmالسَّلَامُ
Esenlik veren, her türlü afetten uzak olan
- 7el-Mü’minالْمُؤْمِنُ
Güven veren, kendisine güvenilen
- 8el-Müheyminالْمُهَيْمِنُ
Her şeyi gözetip koruyan, idaresi altında tutan
- 9el-Azîzالْعَزِيزُ
Mutlak güç ve izzet sahibi, her şeye galip gelen
- 10el-Cebbârالْجَبَّارُ
Dilediğini mutlaka yerine getiren, kırıkları onaran
- 11el-Mütekebbirالْمُتَكَبِّرُ
Büyüklükte eşi benzeri olmayan, yüceliğini gösteren
- 12el-Hâlikالْخَالِقُ
Her şeyi bir ölçüye göre yaratan
- 13el-Bâri’الْبَارِئُ
Örneksiz, yoktan var eden
- 14el-Musavvirالْمُصَوِّرُ
Her varlığa kendine özgü şekil veren
- 15el-Gaffârالْغَفَّارُ
Günahları örten, tekrar tekrar bağışlayan
- 16el-Kahhârالْقَهَّارُ
Her şeyin kendisine boyun eğdiği, karşı konulamayan
- 17el-Vehhâbالْوَهَّابُ
Karşılık beklemeden bol bol bağışlayan
- 18er-Rezzâkالرَّزَّاقُ
Maddi ve manevi her türlü rızkı veren
- 19el-Fettâhالْفَتَّاحُ
Hayır kapılarını açan, hak ile hükmeden
- 20el-Alîmالْعَلِيمُ
Her şeyi bütün ayrıntısıyla bilen
- 21el-Kâbızالْقَابِضُ
Hikmetiyle daraltan, ruhları teslim alan
- 22el-Bâsıtالْبَاسِطُ
Rızkı ve imkânları genişleten
- 23el-Hâfıdالْخَافِضُ
Zalimleri ve kibirlileri alçaltan
- 24er-Râfi‘الرَّافِعُ
Müminleri yücelten, şerefli kılan
- 25el-Muizzالْمُعِزُّ
Dilediğine izzet ve güç veren
- 26el-Müzillالْمُذِلُّ
Dilediğini zillete düşüren
- 27es-Semî‘السَّمِيعُ
Her sesi ve her duayı işiten
- 28el-Basîrالْبَصِيرُ
Gizli açık her şeyi gören
- 29el-Hakemالْحَكَمُ
Son ve kesin hükmü veren
- 30el-Adlالْعَدْلُ
Mutlak adalet sahibi, her şeyi yerli yerine koyan
- 31el-Latîfاللَّطِيفُ
En ince işleri bilen, kullarına lütufla davranan
- 32el-Habîrالْخَبِيرُ
Her şeyin iç yüzünden haberdar olan
- 33el-Halîmالْحَلِيمُ
Hemen cezalandırmayan, yumuşak davranan
- 34el-Azîmالْعَظِيمُ
Zatı ve sıfatlarıyla pek büyük, azamet sahibi
- 35el-Gafûrالْغَفُورُ
Çok bağışlayan, affı geniş olan
- 36eş-Şekûrالشَّكُورُ
Az amele çok karşılık veren
- 37el-Aliyyالْعَلِيُّ
Her şeyin üstünde, yüceler yücesi
- 38el-Kebîrالْكَبِيرُ
Büyüklüğü akılla kavranamayacak kadar ulu
- 39el-Hafîzالْحَفِيظُ
Her şeyi koruyup gözeten, kayıtlı tutan
- 40el-Mukîtالْمُقِيتُ
Her canlının gıdasını yaratıp veren
- 41el-Hasîbالْحَسِيبُ
Hesaba çeken, kullarına yeten
- 42el-Celîlالْجَلِيلُ
Celal ve azamet sahibi, kadri en yüce
- 43el-Kerîmالْكَرِيمُ
Çok cömert, ikramı bol
- 44er-Rakîbالرَّقِيبُ
Her an gözetleyen ve kontrol eden
- 45el-Mücîbالْمُجِيبُ
Duaları kabul eden, karşılık veren
- 46el-Vâsi‘الْوَاسِعُ
İlmi, rahmeti ve kudreti her şeyi kuşatan
- 47el-Hakîmالْحَكِيمُ
Her işi hikmetli ve yerinde olan
- 48el-Vedûdالْوَدُودُ
Kullarını seven ve sevilmeye layık olan
- 49el-Mecîdالْمَجِيدُ
Şanı yüce, ikramı bol
- 50el-Bâisالْبَاعِثُ
Ölüleri dirilten, peygamberler gönderen
- 51eş-Şehîdالشَّهِيدُ
Her şeye şahit olan, hiçbir şey kendisinden gizli kalmayan
- 52el-Hakkالْحَقُّ
Varlığı gerçek ve değişmez olan
- 53el-Vekîlالْوَكِيلُ
Kendisine güvenilip dayanılan, işleri yoluna koyan
- 54el-Kavîالْقَوِيُّ
Kuvveti her şeye yeten
- 55el-Metînالْمَتِينُ
Gücü hiç azalmayan, sarsılmaz
- 56el-Velîالْوَلِيُّ
Müminlerin dostu ve yardımcısı
- 57el-Hamîdالْحَمِيدُ
Her türlü övgüye layık olan
- 58el-Muhsîالْمُحْصِي
Her şeyin sayısını tek tek bilen
- 59el-Mübdi’الْمُبْدِئُ
Yaratmayı başlatan, ilk kez var eden
- 60el-Muîdالْمُعِيدُ
Ölümden sonra yeniden yaratan
- 61el-Muhyîالْمُحْيِي
Hayat veren, dirilten
- 62el-Mümîtالْمُمِيتُ
Ölümü yaratan, canları alan
- 63el-Hayyالْحَيُّ
Ezelden ebede diri olan
- 64el-Kayyûmالْقَيُّومُ
Kendi zatıyla var olan, her şeyi ayakta tutan
- 65el-Vâcidالْوَاجِدُ
Dilediğini bulan, hiçbir şeye muhtaç olmayan
- 66el-Mâcidالْمَاجِدُ
Şerefi büyük, keremi sonsuz
- 67el-Vâhidالْوَاحِدُ
Tek, zatında ve sıfatlarında ortağı olmayan
- 68es-Samedالصَّمَدُ
Her şeyin kendisine muhtaç olduğu, kimseye muhtaç olmayan
- 69el-Kâdirالْقَادِرُ
Her şeye gücü yeten
- 70el-Muktedirالْمُقْتَدِرُ
Kudreti sınırsız olan
- 71el-Mukaddimالْمُقَدِّمُ
Hikmetiyle dilediğini öne alan
- 72el-Muahhirالْمُؤَخِّرُ
Hikmetiyle dilediğini geri bırakan
- 73el-Evvelالْأَوَّلُ
Varlığının başlangıcı olmayan
- 74el-Âhirالْآخِرُ
Varlığının sonu olmayan
- 75ez-Zâhirالظَّاهِرُ
Varlığı delilleriyle apaçık olan
- 76el-Bâtınالْبَاطِنُ
Zatı gizli olan, her gizliyi bilen
- 77el-Vâlîالْوَالِي
Kâinatı yöneten, her işi üstlenen
- 78el-Müteâlîالْمُتَعَالِي
Her türlü noksanlıktan yüce ve uzak
- 79el-Berrالْبَرُّ
İyiliği bol, kullarına çokça iyilik eden
- 80et-Tevvâbالتَّوَّابُ
Tövbeleri kabul eden, tövbeye muvaffak kılan
- 81el-Müntakımالْمُنْتَقِمُ
Suçluya hak ettiği karşılığı veren
- 82el-Afüvvالْعَفُوُّ
Affeden, günahları silen
- 83er-Raûfالرَّؤُوفُ
Şefkati ve merhameti çok olan
- 84Mâlikü’l-mülkمَالِكُ الْمُلْكِ
Mülkün gerçek sahibi, dilediğine veren
- 85Zü’l-celâli ve’l-ikrâmذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ
Hem celal hem ikram sahibi
- 86el-Muksitالْمُقْسِطُ
Hükmünde hakkaniyetle davranan
- 87el-Câmi‘الْجَامِعُ
Bütün yaratılmışları bir araya toplayan
- 88el-Ganîالْغَنِيُّ
Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan
- 89el-Muğnîالْمُغْنِي
Dilediğini zengin kılan, ihtiyaçtan kurtaran
- 90el-Mâni‘الْمَانِعُ
Hikmetiyle engel olan, dilemediğini vermeyen
- 91ed-Dârrالضَّارُّ
Hikmetiyle elem ve zararı yaratan
- 92en-Nâfi‘النَّافِعُ
Fayda ve hayrı yaratan
- 93en-Nûrالنُّورُ
Göklerin ve yerin nuru, kalpleri aydınlatan
- 94el-Hâdîالْهَادِي
Doğru yolu gösteren, hidayet veren
- 95el-Bedî‘الْبَدِيعُ
Eşsiz ve örneksiz yaratan
- 96el-Bâkîالْبَاقِي
Varlığı sonsuz olan
- 97el-Vârisالْوَارِثُ
Her şey yok olduktan sonra baki kalan
- 98er-Reşîdالرَّشِيدُ
Doğru yola ileten, her işi isabetli olan
- 99es-Sabûrالصَّبُورُ
Çok sabırlı, cezalandırmakta acele etmeyen