Bölümler (1 / 7)
Bölüm 1 / 7
Giriş: Emsile neden önemli?
Emsile, “misaller, örnekler” demektir. Tam adıyla Emsile-i Muhtelife, tek bir fiil kökünden türeyen kalıpların (sîgaların) belli bir sırayla dizildiği kısa bir metindir. Arapça öğrenen biri için ilk anahtar, kelimelerin nasıl türediğini görmektir ve Emsile tam olarak bunu öğretir.
نَصَرَ ، يَنْصُرُ ، نَصْرًا ، نَاصِرٌ ، مَنْصُورٌ …
Neden bu kadar önemli?
Arapçada kelimelerin büyük çoğunluğu üç harfli köklerden türer. Kök anlamı taşır (ك ت ب “yazmak”), kalıp ise o anlama bir görev yükler: yapan mı, yapılan mı, yer mi, alet mi? Kalıpları tanıyan biri, sözlükte hiç görmediği bir kelimenin anlamını çoğu zaman tahmin edebilir.
Kök: ك ت ب
- yazan, kâtipكَاتِبٌ
- yazılan, mektupمَكْتُوبٌ
- yazma yeri, büroمَكْتَبٌ
- kitapçıkكُتَيِّبٌ
Kök: ف ت ح
- açan, fâtihفَاتِحٌ
- açılmışمَفْتُوحٌ
- anahtarمِفْتَاحٌ
- çok açanفَتَّاحٌ
Kur’an’daki ve hadislerdeki kelimelerin çoğu da bu kalıplarla kurulur. Nasr sûresinin “nasrullah”ı (Allah’ın yardımı), Esmâü’l-Hüsnâ’daki el-Fettâh (çok açan) ya da gündelik Türkçeye geçmiş meclis, mektup, kâtip, mefhum gibi kelimeler hep bu sistemin ürünüdür.
Nasıl bir sistem?
Kalıpları anlatmak için ölçü kelimesi olarak فَعَلَ (fe‘ale, “yaptı”) kullanılır. Kökün birinci harfi fâ, ikincisi ayn, üçüncüsü lâm harfinin yerine konur. Buna vezin (ölçü) denir: نَاصِرٌ ve كَاتِبٌ, فَاعِلٌ veznindedir; ikisi de “yapan” anlamı taşır.
Klasik medrese geleneğinde Arapça öğretimi sarf (kelime yapısı) ile başlar ve ilk kitap Emsile’dir; ardından Binâ, Maksûd, İzzî ve Merâh gibi metinlerle devam edilir, sonra nahive (cümle yapısı) geçilir. Emsile’nin bu kadar uzun süre ilk ders olarak okutulmasının sebebi, bütün yapıyı tek bir fiil üzerinde, ezberlenebilecek kadar kısa bir listede göstermesidir.
Bu kursta: önce نَصَرَ (yardım etti) fiilinin 24 sîgasını anlamları ve terimleriyle öğreneceğiz, terim kartlarıyla tanımları pekiştireceğiz, نَصَرَ testini çözeceğiz. Sonra aynı kalıpları beş fiilde daha görüp karışık testle hepsini bağlayacağız.